ODALAR

15 Ağustos 2018 Çarşamba

AYTAŞI Wilkie Collins


Yayın Evi: Akba Yayınevi
Basım Yılı: 1969
Sayfa Sayısı: 526

1800'lerde yaşamış, İngiliz edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Wilkie Collins'e ait bu kitap; Aytaşı, ilk İngiliz polisiye romanı olarak biliniyor. Bu özelliğiyle ardından gelecek polisiye yazını için öncü bir nitelik taşıyan kitaptaki karakterler ve olaylar dönemin yankı uyandıran dramlarından biri olan Road House cinayetinden ilhamla kurgulanmış.

Hindistan'da bir heykelden çalınmış olan kıymetli elmas 'Aytaşı' bir şekilde İngiltere'ye ulaşır ve akrabaları tarafından genç bir kıza doğumgünü armağanı olarak hediye edilir. Elmasın Rachel'a verildiği günün gecesinde taş ortadan kaybolur. Evin etrafında dolaştıkları görülen üç Hintli adamdan şüphelenilmekle beraber, ev halkı veya hizmetçilerden birinin de bu işi yapmış olabileceğini düşünen Scotland Yard dedektifi Çavuş Cuff, olayı soruşturmaya başlar. 


Kitabın başından itibaren olup biteni kısa mektupların yanısıra karakterlerin anlattıkları üzerinden okuyoruz. Evin emektar kahyası Beteredge'in ve Rachel'in kuzeni Franklin Blake'in yazdıkları, diğer kişilerin hatıratlarından parçalar gibi. Bu şekilde, kişilerin bakış açılarını yansıtan anlatım tarzının da yine romanın yazıldığı zamana göre yeni bir kurgu şekli olduğu söyleniyor. 

Polisiye edebiyatı açısından bir mihenk taşı kabul edilebilecek, sonraki yıllarda türün kriterlerini belirleyecek niteliklere sahip Aytaşı, bütün bunları bir kenara bıraktığımızda bir okur olarak son derece içimi sıktı açıkçası. O kadar gereksiz ayrıntılarla dolu ve uzun anlatımlara sahipti ki romanın zamanı geçmek bilmiyordu, hızlı hızlı okuyup ilerlemekten başka çare bulamadım. Robinson Crouse'a aklını takmış kahya da sürekli 'Şimdi Robinson olsa ne derdi, bunu görse ne yapardı?' gibi gevezelikleriyle ayrı bir ömür törpüsüydü. Bitirip kapağını kapattığımda Wilkie Collins'in bu kült romanı, bir daha asla okumayı düşünmediğim bir kitap olarak kütüphanede yerini aldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Burası sukûnetin hakim olduğu, tenha bir kütüphane. İçinden geçenleri fısılda ki orada olduğunu bileyim.