ODALAR

3 Eylül 2018 Pazartesi

KAR ÇİÇEĞİ VE SIRLAR YELPAZESİ Lisa See

Yayın Evi: Can Yayınları
Basım Yılı: 2005
Sayfa Sayısı: 363

Kar Çiçeği ve Sırlar Yelpazesi, 1800'lü yıllarda Çin'de doğan iki küçük kızın hayatları boyunca sürecek dostluklarının hikayesi olarak özetlenebilir.

Dönemin geleneği olarak kızların küçük yaşta ayakları bağlandıktan sonra, aileler bir çöpçatan kadın yardımıyla iyi bir damat adayı bulmak için uğraşıyor ve bunun yanısıra kendilerinden daha üst konumdaki bir ailenin kızıyla da laotong (ruh eşi) adı verilen bir kızkardeşlik antlaşması yapılabiliyor. Bir kızın 'altın zambaklar'ının yani ayaklarının küçüklüğü, yapacağı evlilik için çok önemli ve onun tüm geleceğini etkiliyor. 

Romanın anlatıcı-kişisi Zambak, çok çocuklu bir çiftçi ailesinin üç kızından biri. Annesi çok zahmetli, düzgün yapılmadığında ölüme kadar götürebilen bir süreç olan ayak bağlama işlemini başarılı bir şekilde tamamlayınca, çöpçatan Madam Wang Zambak'ın nüfuzlu ailelerin yaşadığı Tongkou köyüne gelin gitmesini ayarlamadan önce onun için aynı köyden bir laotong edinilmesinin işleri kolaylaştıracağını söylüyor. Önerdiği kız çocuğu, ataları arasında bir Jinşi bilgini bulunan, Zambak ile aynı gün, aynı saatte doğmuş Kar Çiçeği. İki kızın ilk karşılaşmalarıyla birlikte romanın ana hikayesi de başlıyor.. 

Kitapta anlatılan son derece acımasız, insanı dehşete düşüren, köklü cehaletlerin eseri gelenekler var. Fakat bunun yanısıra sadece kadınların bildiği ve kendi aralarında yazışmak için kullandıkları nu-şu dili; Zambak ve Kar Çiçeği'nin üzerine fırça ile yazılar yazarak birbirlerine verdikleri mektup-yelpaze; Bahar Mehtabı, Şakayık, Güzel Ay gibi kız isimleri; Kız Çocuk Günleri, Saç Tokalama Günleri, Pirinç ve Tuz Günleri, Serin Rüzgârı Yakalama Festivali, bir kız evden gelin çıkmadan önce yapılan Keder ve Tasa Günleri, Sessizce Oturma Günleri, Oturup Şarkı Söyleme Günleri gibi ritüellerden bahseden bölümleri okumak son derece ilginçti.

Dedeleri Çin'den göç etmiş, Los Angeles'ta yaşayan ve kendini yarı Çinli olarak tanımlayan yazar Lisa See'nin birçok romanı var ama kitapları nedense bizde fazla ilgi görmemiş. Kar Çiçeği ve Sırlar Yelpazesi'nin de yeni basımı yok maalesef ve bir dönem D&R Can Yayınları kampanyasında bile görülen kitap, artık sahaflarda el yakıyor. Lisa See'nin yayın hakları zannederim Epsilon Yayınları'nda, yakında diğer kitaplarla beraber bu kitabın da yeni baskılarını yapsalar güzel olur.

Neyse ki çok uzağa gitmemiz gerekmedi. Kar Çiçeği, elimden çekerek, nakış malzemeleri satan küçük bir dükkâna soktu beni. 

'Kız Çocuk Günleri'ni geçiren iki kızız,' dedi Kar Çiçeği; ipliklerin renkleri gözlerinden gökkuşağı gibi yansıyordu. 'Evlenene kadar kadınlar odasında oturarak, birbirimizi ziyaret ederek, birlikte nakış yaparak, fısıldaşarak zaman geçireceğiz. Alacaklarımızı dikkatle seçersek, yıllar boyu birlikte üretebileceğimiz anılarımız olur.'

Nakış dükkânında hep aynı fikirde olduk; aynı renkleri seviyorduk, ama çok beğenmediğimiz halde, bir yaprağın detayını veya bir çiçeğin gölgesini yapmaya yarayacağını düşündüğümüz birkaç rengi de seçtik. Paramızı ödedik ve ellerimiz satınaldıklarımızla dolu, tahtırevana döndük. [sf 77-78] 

Yeniden dışarıya, çok güzel bir havaya çıktık ve nakış ipliklerinin satıldığı dükkâna gittik. Oniki yıldır yaptığımız gibi, aklımızdaki desenleri en iyi anlatacağını düşündüğümüz renkleri seçtik. Kar Çiçeği, incelemem için bir dizi yeşil iplik uzattı bana; bahar kadar parlak yeşiller, ölgün çimenler kadar kuru yeşiller, yaz sonunda yaprakların görünüşü gibi toprak rengine kaçan yeşiller, yağmurdan sonra yosunların aldığı tonda canlı yeşiller, sonbaharda sarılar ve kırmızılar başlamadan hemen önce oluşan donuk yeşiller vardı aralarında. 

'Yarın,' dedi Kar Çiçeği, 'eve dönerken ırmağın kıyısında duralım. Oturup bulutların üzerimizden geçmesini izler, suyun taşları yıkamasını dinler, nakış işler, birlikte şarkı söyleriz. Böylelikle, oğullarımız zarif ve ince beğenilerle donanmış olarak dünyaya gelirler. [sf 199]   

Seni orada düşünüp ağlıyorum. Yaşamında bu kadar çirkinlik olmasını haketmeyecek kadar iyisin. Birbirimizi görmemiz gerek. Lütfen, Kuşları Kovalama Festivali için öz evime gel. Oğullarımızı da yanımıza alırız. Yeniden mutlu oluruz. Sen dertlerini unutursun. Biliyorsun, kuyunun yanında duran insanlar susamazlar.    Bir kızkardeşin yanında olunca umutsuzluğa kapılmazsın. Yüreğimde, sonsuza kadar senin kızkardeşinim. [sf 221]

4 yorum:

  1. bu kitap uzun zamandır okuma listemde, bir türlü fırsat olmadı ama sanırım yeni basımını bekleyeceğim Biblio'cum:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam ortak sevdiğimiz tarzda Eren’cim, inşallah basılır tekrar.

      Sil
  2. Blogunuzu çok beğendim. Yazılarınızı takip edeceğim. Sevgiler. B.

    YanıtlaSil

Burası sukûnetin hakim olduğu, tenha bir kütüphane. İçinden geçenleri fısılda ki orada olduğunu bileyim.