30 Temmuz 2020 Perşembe

ÖLÜM OYUNU Agatha Christie



Yayın Evi: Altın Kitaplar
Basım Yılı: 1998
Sayfa Sayısı: 176

Ölüm Oyunu'nu okumayalı hayli zaman olmuş, çözümünü hatırlasam da diğer detayları zihnimde nispeten flulaşmış bir kitaptı. Linda'yı, üvey annesini ve ipuçlarını hatırlıyordum sadece.

Sahile bir köprü ile bağlı küçük bir adanın üzerine kurulmuş Korsan Roger Oteli'nin kumsallarından birinde işlenen cinayette, gözalıcı çekicilikte olan Arlena adındaki eski bir aktris öldürülür. Şüpheliler listesi kadının kocası, üvey kızı, erkek arkadaşı ve onun karısı başta olmak üzere uzayıp gitmektedir. O esnada otel müşterilerinden biri olan Hercule Poirot elbette olaya el koyacak ve çözüme ulaştıracaktır. 

Bu kitabın maalesef henüz tam baskısı yapılmadı, halen Gönül Suveren çevirisinden okuyoruz ama tabii onun da dili bir başka, tatlı, akıcı, okuması zevkli..

Ölüm Oyunu, Agatha Christie standartlarına göre orta karar, ne çok etkileyici, ne de bunaltan bir roman. Belki de tamamının yazlık bir mekanda geçmesi, o mevsimi seven biri için kitabı daha cazip kılabilir, bilemiyorum.

Poirot, 'Sizinki İngilizlere özgü bir çocukluk muydu?' dedi. 'Hem de nasıl! Hem de nasıl! Kırların ortasında eski bir ev.. atlar, köpekler.. yağmurda yürüyüşler.. şöminede yanan kütükler.. elma ağaçları.. parasızlık.. eski tüvit tayyörler.. her yıl düzeltilerek giyilen gece elbiseleri.. bakımsız bir bahçe.. sonbaharda açan kasımpatılar..' Poirot gülümsedi. 'O günlere dönmeyi mi istiyorsunuz?' Rosamund Darnley başını salladı. 'Bu mümkün değil ki..O günleri tekrar yaşamak isterdim ama.. başka şekilde..'[sf 20]

Yaşam önünde uzanıp gidiyordu. Arlena'nın varlığıyla zehirlediği karanlık günler. Linda zaman hakkındaki çocukça düşüncelerinden henüz kurtulamamıştı. Bir yıl, onun için yüzyıldan farksızdı. [sf 26]

Poirot mırıldandı. 'Rutubetli bir gündü. Rüzgar esti, yağmur yağdı. Sis çevreyi sardığı için burnumuzun ucunu bile göremedik. Ama bir de şimdi bakın. Sis dağıldı. Hava açtı. Gökte yıldızlar pırıl pırıl parlıyor.. Hayat da böyledir, madam..' [sf 42]


27 Temmuz 2020 Pazartesi

GÖKYÜZÜNDEN GELEN GRİ TÜY Dicle Keskinoğlu

Yayın Evi: İthaki Çocuk
Basım Yılı: 2019
Sayfa Sayısı: 40

'Durup ince şeyleri anlamaya vakti olmayanların' dünyasında oradan oraya süzülüp duran ve dokunduğu insanlara, hayvanlara veya şeylere ilham, yakınlık duygusu, neşeyle dolma, çekicilik gibi özellikler, haller getiren gri tüyün güzel hikayesi. 

Kurgudaki incelikli ve anlamlı akışa uygun, son derece şirin detaylarla bezeli, tatlı illüstrasyonlar yaparak kitabın diğer yarısını tamamlayan Nesibe Çelebi'nin çizimlerini de çok beğendiğimi söylemeliyim.

İthaki Yayınları'ndan zaten özensiz bir baskı beklenemez ama Gökyüzünden Gelen Gri Tüy, her yönüyle gerçekten sevilesi bir kitap olmuş.


26 Temmuz 2020 Pazar

SARMAŞIK GEZEGENİ Ayşe Sevim

Yayın Evi: Cezve Çocuk
Basım Yılı: 2020
Sayfa Sayısı: 29

İyi ve düzgün bir çocuk hikayesi kurgulamanın, büyüklerin okuyacağı dört başı mamur bir roman  yazmaktan çok daha zor olduğunu düşünüyorum. Zaten halihazırda çocuk kitapları okumaktan kaçınmayıp bilakis sevdiğimden, sevgili Ayşe Sevim'in Sarmaşık Gezegeni'ni o şirin kapağını görür görmez alıp okudum.

Zeytinyağı ile çalışan bir uzay gemisi yapmış Ninecik, yine bir gün araştırma yapmak için farklı bir gezegene gitmeye karar veriyor ve orada yaşadıkları da bu kitabın konusunu oluşturuyor. 

Kitabın hikayesi de çizimleri de çok tatlı gerçekten. İlham verici ve kültürel olarak besleyiciliğine özellikle gayret edilerek yazılmış olması ayrı bir kıymet katıyor. Gönül rahatlığıyla çocuklara verilebilecek, okunabilecek bir kitap olmuş.