21 Ekim 2011 Cuma

ON KÜÇÜK ZENCİ_Agatha Christie

Yayın Evi: Altın Kitaplar
Basım Yılı: 1994
Sayfa Sayısı: 191

Çok küçükken radyo tiyatrosu olarak dinlemiştim On Küçük Zenci'yi. Cinayetlerle bağlantılı olarak zenci biblolarının bir bir yokolduğu kısımlar tüylerimi ürpertmişti.  Kitabı defalarca okuduktan sonra bile, hâlâ  o bölümlere gelince aynı tuhaf hissi duyarım.

Agatha Christie'nin başyapıtlarından biri olan kitap, Devon açıklarında, kıyıdan bakıldığında zenci başını andıran bir görüntüsü olduğu için Zenci Adası denilen yere davet edilen sekiz kişinin yolculuklarıyla başlıyor. U.N.Owen adında gizemli bir kişiden gelen mektuplardaki çağrı üzerine yola çıkan konuklar adaya geldiklerinde Zenci Adası'nın bir malikane, küçük bir kumsal ve kayalıklardan ibaret bir yer olduğunu görürler. Onları karşılayan evin uşağı ve hizmetçisi, odalarına yerleşmelerine yardımcı olur ve ev sahibinin yarından önce orada olamayacağını bildirir. Akşam yemeğinden sonra misafirler oturma odasında kahve içerken nereden geldiği belli olmayan bir gramofon sesi, her birinin geçmişlerinde kaldığını sandıkları  korkunç sırları tek tek ortaya dökmeye başlar. Neye uğradıklarını şaşıran konuklar için hazırlanan dehşetengiz oyun henüz yeni başlamaktadır..

Elbette ki On Küçük Zenci'nin en güzel taraflarından biri adını aldığı ve cinayetlerin düzenine göre işlendiği o malum şiir ama bunun haricinde gayet şiirsel bulduğum başka tarafları da var. Mesela Vera'nın hikayesi.. Onu kendi sonuna götürecek kadar hırpalayan acısını yaşarken hiç vicdan azabı çekmemesi çok enteresan.

Anthony'nin Devon yokuşlarından tozu dumana katarak  sahile indiği sahne de Christie'nin kitaplarında en sevdiğim bölümlerden biridir. O tanımlamalar, o birkaç kelime eğreti sözle çizilen bütün bir görüntü..

Kitaptaki seri cinayetler için farklı farklı yöntemleri peşpeşe sıralayan dame Agatha'nın, her biri için ayrı ayrı efor sarfettiği de açıkça görülebiliyor. Yine de içlerinde en korkuncu Rogers'ınki, en naif olanı ise Emily Brent'inkiydi.

Agatha Christie okumaya iyi bir başlangıç olabilecek On Küçük Zenci, onun kitapları arasında diğerlerine hemen hemen hiç benzemeyen bir yapıya sahip.  Bu harikulade eseri mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.





9 yorum:

  1. Öncelikle merhaba,
    AgathaChristieFan sitesine bıraktığınız yorum için çok teşekkürler. Gerçi bloğu ne zamandır güncellemiyorum ama sonuçta bu hala "Agathacı" olduğum gerçeğini değiştirmiyor:)
    Sizin Christie romanları hakkındaki yorumlarınızı ve linkini verdiğiniz (http://thalassapolis-neokudum.blogspot.com/p/agatha-christie-kronolojisi.html) kronolojiyi çok beğendim. Bir Christie hayranı olarak onlardan çok faydalanacağım.
    Ayrıca sitenize de bir takipçi daha kazandınız. Filmler ve kitaplar üzerine yorumlarınızı dikkatle okuyacağım. Kolaylıklar dilerim.

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel söylemişsiniz. Agatha Christie'den okuduğum ilk kitap buydu. Ve bir kaç kez okuduğum yegane Christie kitabodor. Katilin ismini isimdeki kelime oyunu sebebi ile yıllardan beri unutamasam da "katil kim?" diye merak etmeden o adadaki kıstırılmış duygusu, tasvirler için okunmaya değer buldum her defasında.

    A. C. için yaptığınız bu okumalara, yorumları okumaktan büyük keyif alıyorum her zaman yorum bırakamasam da.. Bu ilk göz ağrısını görünce bir selam bırakmak istedim. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. AgathaChristieFan,

    Blogunuzu dolaşırken Agatha Christie'ye bunca emek vermeniz çok hoşuma gitti. İade-i ziyaretiniz, Gece Kütüphanesi ve Ne Okudum'a olan ilginiz için çok teşekkürler.

    Vladimir,

    Aslında böyle klasikler hakkında yazmak, yeni bir cümle kurmak çok zor, ne olsa layık görmüyor insan ama yazıya olan ilginiz için teşekkür ederim.

    Katilin ismindeki kelime oyunu dediğiniz mesleği sanırım. Doğru söylüyorsunuz, aslında çok açık kim olduğu.

    Bu yazıların tek amacı son cümlenizdeki hissi verebilmek, çok mutlu oldum bunu duyduğuma, rica ederim.

    YanıtlaSil
  4. Ah ah ne kitaptı bu. Ben de birkaç kere okudum, finali bilsem de bana zevk vermiştir her okumada 10 Küçük Zenci. Bu kitabı ilk kez okuyacak olanlara özeniyorum doğrusu. Harikulade bir deneyim olacak:)

    YanıtlaSil
  5. Haklısın Judy'cim. İyi Christie'leri ilk kez okuyacak olanlara ben de imreniyorum. Ama okundukça güzelleşen kitaplar aynı zamanda bunlar. :)

    YanıtlaSil
  6. Rüyalarıma giren ilk kitaptır 24 saatte gibi bir sürede bitirmiştim ve o gece rüyamda kendimi Vera olarak görmüştüm ilk okumanın tadı bambaşka ama tekrar tekrar okumak tüylerimin diken diken olmasını engellemiyor
    Bu arada link dikkatimi çekti gurur duydum :))
    Sevgiler ellerine sağlık Canım Biblio'm

    YanıtlaSil
  7. Vera'nın hikayesi cidden çok etkiliyor insanı. Aynı şekilde kitap da o tekinsiz atmosferini defalarca okusan da kaybetmiyor, katılıyorum sana canım.

    Birimiz yayınlayınca ikimize de yeter diye düşündüm Deniz'cim. Rica ederim.

    YanıtlaSil
  8. en sevdiğim agata'm :) lütfen herkes okusun :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Son cümlenize katılıyorum.

      Sil

Burası sukûnetin hakim olduğu, tenha bir kütüphane. İçinden geçenleri fısılda ki orada olduğunu bileyim.