20 Ocak 2011 Perşembe

ŞEKER PORTAKALI_Jose Mauro De Vasconcelos

Yayın Evi: Can Yayınları
Basım Yılı: 2001
Sayfa Sayısı: 207

Ölüm mukadder olmasa hayatın değeri ne olurdu? Sevgili Deniz, Virginia Woolf'un en sevdiğim kitabı Jacob'un Odası üzerine yazarken "Arka kapağı okuduğunuz an Jacob'un öleceğini öğreniyorsunuz. Bu duygu ile okumaya başladığınız için, içinize kocaman bir hüzün yerleşiyor. İlk sayfalarda çocukluğunu okuduğunuz bu gencin hayatına şahit olurken ölümüne nasıl adım adım yaklaştığını biliyorsunuz ama elinizden bir şey gelmiyor. Tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Öleceğimizi bile bile aşık oluyoruz, mutlu oluyoruz, deliler gibi eğleniyoruz, kahkahalarla gülüyoruz." demişti. Geçenlerde Şeker Portakalı'nı yeniden okurken onun bu sözlerini hatırladım sık sık, çünkü kitabın önsözünde adların sıralandığı bir "Ölülerime" ithaf bölümü var.  O kısmı okuyunca Vasconcelos'un kendi hikayesini anlattığı Şeker Portakalı bambaşka bir hal alıyor. Ablası Gloria 24 yaşında intihar etmiş ve çok sevdiği küçük kardeşi Luis de genç yaşta hayatını kaybetmiş. Bunları öğrendikten sonra Şeker Portakalı'nı okurken Gloria'nın minik Zeze'yi herkese karşı koruyup kollaması, Luis'in ona olan hayranlığı ve sevgisi daha fazla yüreğinize dokunuyor.

Arkakapak yazısında Jose Mauro de Vasconcelos oniki günde yazdığı kitabı için; "Onu yirmi yıldan fazla taşıdım yüreğimde." diyor. 48 yaşındayken, çocukluğuna dair bunca ayrıntıyı, duyguyu ve olayı böyle canlı bir dille yazabilmesi için hakikaten kitabın içinde bahsi geçtiği ölçüde çok kuvvetli bir hafızaya sahip olması gerek. Öyle güzel anlatıyor ki..

Şeker Portakalı'nın en sevdiğim tarafı, küçük bir çocuğun, Zeze'nin hikayesini anlatırken bunu sömürüye kaçmayan bir duygusallıkla yapmasının yanısıra hayli gerçekçi bir bakış açısıyla yansıtması. Aile içinde, kardeşler arasında olup bitenler, kavgalar-tartışmalar, iyilik ve kötülükler birbiri ardına sıralanıyor. Bazen birbirinden nefret ettiğini sanacak kadar şiddetli duygular hissetsen de aslında nasıl da derinden, sarsılmaz-kopmaz bağlarla sarılı olduğun anne-baban, abin, ablan ve kardeşlerin..

Brezilya'da çok çocuklu yoksul bir ailenin oğlu Zeze, kocaman bir yüreğe ve kabına sığmayan haşarı düşüncelerle dolu bir  kafaya sahip.  Onun hayatın kendisi gibi hüzün ve sevinçlerle dengelenen hikayesini mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.  Jose Mauro de Vasconcelos'un harikulade kitabı Şeker Portakalı'nın devamı için Güneşi Uyandıralım ve Delifişek kitaplarına da bakabilirsiniz.

22 yorum :

  1. Şeker Portakalı'nı öğretmen tavsiyesi üzerine 6. sınıftayken okumuştum. Çok da fazla bir şey hatırlamıyorum biçim ve içerik adına. Ama hüzünlenerek okuduğumu ve sevdiğimi hatırlıyorum :)Yeğenime hediye olarak alayım, ama önce bir ben okuyayım:)

    YanıtlayınSil
  2. :) ben de küçükken çok karşıma çıkmasına rağmen, büyüdükten sonra okuyabilmiştim. Her seferinde bir hayli ağlarım Zeze'yle birlikte. Çok güzeldir.

    YanıtlayınSil
  3. bu kitap bu sene bnm de okunacaklar listemde.

    peki sen devam kitaplarını da okudun mu?

    YanıtlayınSil
  4. ben okuduğum da 10 ya da 11 dim.
    ablası yumruk atıp burnunu kanatınca çok ağlamıştım zezeyle birlikte..
    sonra büyüyünce de okudum birkaç kez. Herseferinde daha da çok sevdim.

    Son postumda Şeker portakalı sevenlere seslendim sonra senin yazını gördüm =))

    hoş bi tesadüf olmuş

    http://funstuffandlovelythings.blogspot.com/2011/01/geceyarsnn-pesinde.html

    YanıtlayınSil
  5. @kitapçı kız, ben de cevap vermek istedim =))) güneşi uyandıralım da , deli fişekte hepsi çok güzeldi

    değil 3, serisi 300 kitap olsa okurum!!

    YanıtlayınSil
  6. Kitapçı Kız,

    Devam kitaplarını henüz okumadım ama yoldalar, geldikleri gibi okumayı düşünüyorum.

    Euphoric,

    Sesini duyup gelenlerden olmuşum ben de :) Son okuduğumda daha da bir etkiledi beni bu kitap. Gloria'dan bahsettiği hemen her yerde ve dostunu yitirdiği bölüm özellikle.

    YanıtlayınSil
  7. yeniden bize hatırlattığın için teşekkürler.kızıma okutacağım kitaplardan biri.büyümesini bekliyorum.ben de blogumda zaman zaman kitap ve filmlere yer veriyorum,beklerim.
    http://pelinpembesi-buket.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
  8. Canım Biblio Ne kadar hoş bir yazı olmuş çok etkilendim... Şeker Portakalı'nı bende tekrar okumayı düşünüyordum... çok uzun yıllar önce okudum... ama ne zaman adını duysam senin de yazdığın gibi hüzün kaplıyor yüreğimi.

    Tekrar çocuk edebiyatına kapımı açmışken Şeker Portakalı beni kapının eşiğinde beklemekte...

    Yüreğine sağlık sevgiler canım arkadaşım...

    YanıtlayınSil
  9. Buket,

    Rica ederim. Geleceğim ziyaretinize. :)

    Deniz'cim, ben de şimdi devamını okumak için sabırsızlanıyorum. Hakikaten dönüp dolaşıp okunan kitaplardan. Yeniden okuduğunda yazacağın yorumu merakla bekliyorum canım.

    YanıtlayınSil
  10. ah Portugacığım:(( ah benim küçük şeker portakalı fidanım:(
    çocukluğa dair bundan daha dokunaklı ve tatlı bir kitap yoktur herhalde. devam kitapları da çok güzel, mesela denizde yüzerken etrafınıza köpekbalığı yaklaşırsa karpuz kokarmış, ben bunu genç zeze'den öğrenmiştim:)

    YanıtlayınSil
  11. Ehh süper o zaman en kısa zamanda şeker portakalı serisini de alıp okuyoruz :)

    Ben küççükken inat edip okumayanlardanım :)
    Bir türlü bitirememiştim :)

    YanıtlayınSil
  12. Judy Abbott

    Çocukluğa dair daha kalbe dokunanını ben de görmedim Aslı'cım. Beni çok mutlu eden bir kitaptır. Devamını okuyacağım yakında diye umuyorum. :)

    Kitapçı Kız,

    Yukarıda da yazdığım gibi ben de küçükken niye okumadım diye hala hayret ediyorum. Ama büyüdükten sonra okumak da güzeldi. Mutlaka oku, üzerine yazacağın yorumlarını okumaktan memnuniyet duyarım.

    YanıtlayınSil
  13. Bu üçünüüü de okudum cidden müthiş kitaplar ya :)

    YanıtlayınSil
  14. Her daim insanı mutlu eden kitaplardan cidden. Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Hoşgeldiniz Gece Kütüphane'sine.

    YanıtlayınSil
  15. Gerçekten hafızamda yer etmiş kitaplardan birisi. Gneşi uyandıralım da öyle.Zaten Güneşi uyandıralım şeker portakalının devamı Deli Fişeği ise okumadım. Fakat hep okumak aklımda.
    Herkes mutlaka okumalı diyorum.

    YanıtlayınSil
  16. Evet 2. kitap Güneşi Uyandıralım, 3. sü ise Delifişek. Yakında Gece Kütüphanesi'nde kitap incelemesini okuyabilirsiniz.

    Yorumunuz için teşekkür ediyorum. Hoşgeldiniz.

    YanıtlayınSil
  17. ” Öldürmek,Buck Jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim,artık sevmeyerek. Ve bir gün gerçekten ölecek.”

    YanıtlayınSil
  18. Nasıl yerinde bir tanımlama, değil mi?

    YanıtlayınSil
  19. Harika bir kitap gerçekten. Tadı damağımda kaldı deriz ya aynen öyle bir kitap.

    YanıtlayınSil
  20. Öyle, çok özel bir kitap. Ben hayli geç okudum ama o derecede çok sevmiştim.

    YanıtlayınSil
  21. Kızlarıma önce Şeker Portakalı'nı sonra Güneşi uyandıralım'ı almıştım.İkisi de her iki kitabıda çok sevdi.Yüzlerce kitap vardır.Yıllar geçsede unutamadıkların vardır ya.Bu kitaplar onlardan...Yazınızı zevkle okudum:)

    YanıtlayınSil
  22. Teşekkür ederim. Hoşgeldiniz Gece Kütüphanesi'ne..

    YanıtlayınSil

Burası sukûnetin hakim olduğu, tenha bir kütüphane. İçinden geçenleri fısılda ki orada olduğunu bileyim.