6 Ocak 2012 Cuma

FARE KAPANI_Agatha Christie

Yayın Evi: Altın Kitaplar
Basım Yılı: Ekim 1990
Sayfa Sayısı: 84

Fare Kapanı, 1947 yılında polisiye kraliçesi Agatha Christie'nin BBC için radyo tiyatrosu olarak Üç Kör Fare adıyla yazdığı bir metin önce. Daha sonra yazarın bizzat kendisi tarafından ismi Fare Kapanı olarak değiştirilip tiyatro oyununa uyarlanmış.

Hikayenin esin kaynağı İngiltere'de yaşanmış, gerçek bir olay:  İki küçük çocuğu evlat edinen bir çiftçi ve karısının işkenceleri, çocuklardan büyüğü hayatını kaybedince açığa çıkmış ve vicdansız aile komik denilebilecek bir ceza almıştır. 

Agatha Christie'nin çok etkilendiği bu trajik olayın etrafına inşa ettiği hikayesinde;

Yeni evli genç bir çift olan Molly ve Giles, kendi yuvalarına sahip olmak için sabırsızlanmaktadır. Bu sırada Molly'e teyzesinden bir kır köşkü miras kalır. Önce bu büyük ve eski tarz kocaman eşyalarla dolu evi satmayı düşünen çiftimiz, orayı bir pansiyon olarak da işletebileceklerini farkeder. İlanlarını verip evi elden geçirdikten sonra misafirlerini beklemeye başlarlar. Emekli binbaşı Metcalf, huysuz yaşlı bir kadın Bayan Boyle ve hassas tavırlı, garip bir genç olan Christopher Wren'in gelmesiyle Monkswell Köşkü hareketlenir. Havanın iyice soğuyup kar fırtınasının patlamasıyla yolda kalan bir yabancı Paravicini de pansiyona sığınır. 

Kar yolları kapatmadan hemen önce köşke son bir misafir daha gelir. Komiser Trotter, ıslıkla Üç Kör Fare şarkısını çalan çocuk ruhlu bir katilin peşindedir. Cinayet mahallinden kaçarken düşürdüğü defterinde Monkswell Köşkü'nün adresi yazan katil, köşkteki bu yedi kişiden acaba hangisidir?

Küçük, zalim çocuk şarkılarından bahseden Agatha Christie hikayelerinin en iyisi Fare Kapanı, defalarca okunsa dahi lezzetini yitirmeyen sade ve etkileyici bir kitap. Düşündüğümde bile tüylerimi ürperten harikulade bir anlatımı var. Dame Agatha'nın kaleminden çıkan karlı ve soğuk kır köşkü polisiyelerinin doruk noktası olan kitapta, bilhassa Monkswell Köşkü'nün odalarına ve atmosferine dair anlatılanların ben ve benim gibi birçok Christie sever için tadından yenmez güzellikte olduğunu söyleyebilirim.

Bugün bu kitaba dair yazmak istememin bir başka güzel nedeni var aslında. Çok heyecanlı ve mutluyum çünkü Agatha Christie'nin 60 yıldır oynanarak rekorlar kitabına giren bu muhteşem oyununu birazdan izlemeye gideceğim. Tiyatro AklaKara ilk sezonunda bu oyunu sergilemekle çok isabetli bir iş yapıyor bence. Oyunla ilgili izlenimlerimi yakın zamanda Gece Kütüphanesi'nde paylaşmayı umuyorum. Görüşmek üzere.

Üç Kör Fare
Üç Kör Fare
Nasıl koşuyorlar bak,
Nasıl koşuyorlar bak!
Hepsi de çiftçinin karısının peşinden koştular.
Kadın da kuyruklarını et bıçağıyla kesti.
Hayatında böyle garip bir şey gördün mü hiç?
Şu
Üç Kör Fare gibi…


7 yorum :

  1. Oyunun gelecek hafta gösterimine bilet aldıktan birkaç dakika sonra bu yazıyı görmem güzel bir tesadüf oldu :)

    YanıtlayınSil
  2. Ben de izleyip geldikten sonra bu yorumu görünce güzel oldu =) Çok beğeneceğine eminim. Oyun harikulade.

    YanıtlayınSil
  3. agatha cristy'nin sade ve basit bir anlatımla ayrıntılı anlatımına bayılırım...

    YanıtlayınSil
  4. Gerçekten çok güzel bir kitap, tıpkı diğer agatha christie romanları gibi...

    YanıtlayınSil
  5. Emine Öztürk,

    Birkaç kelimeyle bir dünya kurması. Evet çok güzeldir.

    Kaan Özkaymak,

    Biraz farklı ama çok güzel, aynı fikirdeyim.

    YanıtlayınSil
  6. Ben de bir kaç hafta önce AklaKara tiyatrosunda oyunu görmüştüm, gerçekten çok güzeldi, özellikle dekora bayıldım:) Keşke Agatha Christie'nin diğer eserleri de tiyatroya uyarlansa da gitsek..:)

    YanıtlayınSil
  7. Tiyatro oyunuyla ilgili yazıyı az önce yayınladım. Bildiğim kadarıyla iki tiyatro oyunu daha var: Acı Kahve ve Beklenmeyen Şahit. Ama diğerlerini de uyarlasalar fena olmaz tabii :)

    YanıtlayınSil

Burası sukûnetin hakim olduğu, tenha bir kütüphane. İçinden geçenleri fısılda ki orada olduğunu bileyim.