27 Ağustos 2012 Pazartesi

BAYAN MCGİNTY'NİN ÖLÜMÜ _ Agatha Christie

Yayın Evi: Altın Kitaplar
Basım Yılı: Ekim 2009
Sayfa Sayısı: 271

Agatha Christie romanlarının çoğunda öldürülen kişi ya bir milyoner ya da burjuva tabir edilen kesimden biridir. Bu defa durum farklı.

Küçük bir köyde yaşayan gündelikçi Bayan McGinty başının arkasına vurulmak suretiyle öldürüldüğünde, zor günler için biriktirdiği az miktarda para da çalınmış olduğundan, polis hırsızlık amacıyla bu cürmü işleyenin kadının kiracısı James Bentley isimli genç olduğuna karar veriyor. James tutuklandığında itiraz etse de kısa süre sonra duruma boyun eğerek idamını beklemeye başlıyor. Olayın kapanmış gibi göründüğü dönemde soruşturmayı yürütmüş olan Başmüfettiş Spence'in içine bir kuşku düşüyor. O güne dek tanıdığı katillerin kibrinden yola çıkarak bir hata yapmış olabileceklerini, cinayeti bu silik, zayıf gencin işleyemeyeceğini düşünerek arkadaşı Hercule Poirot'dan yardım istiyor..

Bayan McGinty'nin Ölümü'nü daha önce Fotoğraftaki Lekeler adıyla okumuştum. Daha kitabı bulmadan evvel bu ismin çekiciliğine kapılmış olduğumu hatırlıyorum. Açıkçası o dönem merakla okuduğum roman beklentilerimi karşılamamıştı. Fakat bu defa tam basımını okuduğumda hoşuma gitti diyebilirim. Fotoğraftaki Lekeler'i çok uzun zaman önce okumuş olduğum için nerelerini çıkarmışlar emin olamıyorum ama bu defa Bayan Oliver ve Poirot'nun konuşmalarını, Oliver'in kitabını tiyatroya çevirmeye çalışan Robin Upward'la geçirdiği zamanı uzun uzun okumaktan çok keyif aldım.

Hele kitabın bir yeri var ki, Hercule Poirot bir tepeyi tırmanırken kafasına atılan bir elma çöpüyle irkiliyor. Bu kısımda çok güldüm zira bunu yapan tabii ki elmakurdu sevgili Ariadne Oliver'di. :) Bunun ardından kadıncağız küçücük arabasından inmeye çalışırken yine bir kesekağıdı elmayı tepeden aşağı yuvarlayıveriyor. Kendisi de elmayı çok seven Agatha Christie, bir süre sonra bu elma muhabbetinden sıkılmış olacak ki, Elmayı Yılan Isırdı kitabında Ariadne'ciğimizi yeni bir meyvaya yöneltmekten geri kalmıyor. Ellerini yapış yapış ettiği için sinir olsa da incir, artık elma yiyemeyen yazarın tercihi oluyor.

Agatha Christie'nin en güzel kitaplarından değil belki ama hoş, akıcı bir roman Bayan McGinty'nin Ölümü. Bilhassa Ariadne Oliver'i seviyorsanız mutlaka okumalısınız derim.

4 yorum :

  1. benim ilk okuduğum agatha teyze kitaplarından, bayan oliver ile de bu kitapta tanışıp pek sevmiştim kendisini:)
    severim bu kitabı, poirot'nun kaldığı otelin kızıl saçlı sahibesi de pek eğlenceli bir karakterdi:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aaa evet o dağınık hatun da hoştu baya onu yazmayı unutmuşum Poirot'yu çıldırtıyordu :))

      Sil
  2. Ortak okuduğumuz kitap olduğu için bu yazını okumamıştım :) bende ki baskısı da epeyce kırpılmış zira Ariadne epey geri planda kalmış. En kısa zamanda yeni baskısını almak lazım. Poirot'nun Bayan Summerhayes'ın dağınıklığını toplaması ve bu sırada cinayeti çözmesi de çok hoştu Sevgiler :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Deniz'cim, kitapla ilgili yorumunu merakla bekliyordum. Yazını ve yorumunu görmek mutlu etti beni.

      Bayan McGinty'nin tam halini okuduğumda o diyaloglar çok hoşuma gitmişti, önceki basımdan pek bir şey anlayamamışım diye düşünmüştüm.

      Poirot'nun kaldığı ev onun için bir felaketti hakikaten, çok hoştu o halleri; koltuktan koltuğa gezip bir türlü rahat edememesi, Summerhayes'ın yemekte hijyen anlayışı filan :))



      Sil

Burası sukûnetin hakim olduğu, tenha bir kütüphane. İçinden geçenleri fısılda ki orada olduğunu bileyim.