7 Temmuz 2014 Pazartesi

DOĞU YOLCULUĞU Hermann Hesse

Yayın Evi: Can Yayınları
Basım Yılı: 2012
Sayfa Sayısı:77

Bazen bir kitabın ismi derinlemesine düşünüldüğünde içinde yazanları çok iyi bir şekilde anlatıyor. Hermann Hesse Okumaları ayımızda ilk kitabım Doğu Yolculuğu da böylesi kitaplardan biriydi.

Hesse, derdi olan bir adam. Dert derken gündelik sıkıntılardan bahsetmiyorum tabii. Varoluş sıkıntıları, kendini aramak, dünyayı anlamaya çalışmak gibi dertler. Yazmasının en ciddi etkenleri bu tür kaygılar olduğu için onu anlamaya çalışırken okumak, zihninizde minik minik ışıkların yanmasına sebep olduğu için güzel geliyor.

Doğu Yolculuğu'nda H.H. nin üyesi olduğu bir Cemiyet ve Cemiyet'in üyelerinin her biri farklı bir amaçla çıktığı toplu bir yolculuk söz konusu. Bu yolculukta H.'nin amacı güzel bir doğu prensesi olan Fatıma'yı bulmakken, yol esnasında yaşananlardan sonra, kafileden firar ediyor. Yıllar sonra bu ayrılık için pişman olacak, yaşadıkları sürecin hikayesini yazmak isteyecektir ama bu, Cemiyet kurallarına göre büyük bir suçtur ve ona sunulan ağır cezalardan birini seçmesi gerekecektir..

Belki Doğu Yolculuğu favori kitabım değil ama Hesse'in dilini, kavrayış ve anlatış uslûbunu okumaktan büyük keyif alıyorum. Umarım yakın zamanda geriye kalan külliyatını da bitirebilirim..

Çok değerli, bir daha geri gelmeyecek bir şeyi yitirdiğimizde, bir düşten uyandığımız duygusuna kapılırız. [sf 26]

Aslında en güzel yaşantılar, onların ruhundan bizzat etkilenmiş olanlara anlatılabilir. [sf 27]

Hizmetkâr Leo'ya, sanatçıların ortaya koyduğu imgelerin kesinlikle çok canlı olmasına rağmen, kendilerinin neden bazen yarım insan gibi göründüğünü sordum. Leo bana baktı, soruma şaşırmıştı. Sonra dedi ki; 'Anneler de böyledir. Çocuklarını doğurup onlara sütlerini ve güzelliklerini ve güçlerini verdikten sonra kendileri görünmez olurlar, artık kimse onları arayıp sormaz.' [sf 29]

Asla hesap kitap yapmayacak, mantıksal nedenlerin beni yanıltmasına asla izin vermeyeceğim, inancın sözümona gerçeklikten hep daha güçlü olduğunu bileceğim. [sf 39]

Ah, bütün bu mesele beni umutsuzluğa sürüklerken, bir yandan da mutlu ediyor, daha doğrusu heyecanlandırıyor, meraklandırıyor, yaşamımı yeniden değerli kılıyor ki, ben tam da bunun eksikliğini çekiyordum. [sf 43]

4 yorum :

  1. Sahaf festivaline gittim:) Hesse'nin Siddharta'sını buldum...bu kitabın da kapağına bayıldım..:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ooo, süpersin. Hemen bloguna koşacağım, festival yazısı okuyabilmek için :)

      Renkleri, çizgileri çok güzel cidden bu kapağın da.

      Sil
    2. bir kaç gün içinde inşallah yayınlarım, teşekkür ederim Bibliocum:)

      Sil
    3. Merakla bekliyorum, rica ederim Eren'cim. :)

      Sil

Burası sukûnetin hakim olduğu, tenha bir kütüphane. İçinden geçenleri fısılda ki orada olduğunu bileyim.