23 Haziran 2012 Cumartesi

ONİKİNCİ GECE _ William Shakespeare

Yayın Evi: Remzi Kitabevi
Basım Yılı: 1992
Sayfa Sayısı: 168

Fırtına 'nın ardından hangi Shakespeare oyununu okusam o sadeliği ve büyüleyici anlatımı arayacaktım sanırım. Halbuki Onikinci Gece, şâşaalı ve klasik tarzda bir anlatım içeriyor. Böyle olması da çok normal zîrâ Noel şenliklerinin onikinci gecesi sarayda oynanması için yazılmış. Oyun -diğer adıyla- Siz Nasıl İsterseniz, ciddiyet ile komedinin harmanlandığı bir olay akışına sahip diyebiliriz.

Oyun, İtalya civarında varolduğu hayal edilen Illyria isimli yerin dükü Orsino'nun, babası ve erkek kardeşinin ölümü için yas tutan kontes Olivia'ya aşkının dizeleriyle başlıyor. Orsino, kendisiyle evlenmesi için Olivia'yı ikna etmek üzere Viola'yı görevlendirir. Orsino'nun hizmetlisi, erkek kılığındaki Viola, bir deniz kazasında ikizi Sebastian'ı kaybetmiş genç bir kızdır ve gizliden gizliye dükü sevmektedir. Buna rağmen Olivia'ya giderek Orsino'nun aşkını anlatır, aralarını bulmak için çaba gösterir. Olivia ise erkek kılığındaki Viola'ya aşık olur, ikiz kardeşi Sebastian'ın ortaya çıkmasıyla onu sevdiği adam zannederek evlenir. Herşey açığa çıktıktan sonra Dük Orsino, Olivia'dan umudu keserek Viola'nın sevgisine karşılık verir.

Tipik bir 'romantik komedya' olarak nitelendirilen eser, böyle çapraz ilişki ağlarıyla örülmüş. Ciddi aşk ilişkileri ve bir komik tuzak olmak üzere iki katmanı bulunan Onikinci Gece'den bahsederken Olivia'nın hizmetçisi Maria, amcası Sir Toby, kahyası Malvolio, uşağı Fabian ve soytarı Feste takımı arasında geçen bölümlerin oyunun komedi unsurunu oluşturduğunu da söylemek gerek. Kendini beğenmiş, kibirli kahya Malvolio'ya bir mektupla kurulan tuzak bir hayli eğlenceli.

Onikinci Gece, her ne kadar havai ve neşeli bir metin olsa da, içinde yer alan bir şarkı Agatha Christie'ye nefis bir kitap olan Koltuktaki Ölü'nün ilhamını vermiş.

Dük Orsino, 'Neredeysen ey ölüm gel yaklaş / Hüzünlü bir selvi tabuta koyun beni..' 
dizeleriyle başlayan şarkıyı,
'Güneşte yün eğiren ve örenler, dantel işleyen tasasız kızlar,
Hep bu şarkıyı söylerler.
Bu melodi yalın gerçekleri dile getirir,
Eski günlerdeki saf sevgiden söz eder.' diye tanımlar.   (sf 79)

Viola ise, efendisini sürekli reddeden Olivia'ya, 'Eğer size aşık olan ben olsaydım, salkım söğütten* bir kulübe kurar kapınızın önüne, evinizde dolaşır, durmadan ruhumu(sizi) isterdim (...) öyle ki rahat edemez olur, acırdınız bana.' der. *Salkım söğüt, İngiliz edebiyatında umutsuz aşkı simgelemektedir. (sf 59) 

Sebastian, öldüğü sandığı kızkardeşi için, 'Onun anısını tuzlu suda boğmaktayım. ' diyerek ağlamasını kasteder. (sf 61)

Yine Sebastian'ın ağzından
'Ya delirdim, ya düş görüyorum.
Hayal bilincimi hep bu unutkanlık ırmağında* tutsun!
Eğer bu bir düşse, bitmesin uykum.' cümlelerini okuruz.
*Lethe, Cehennemde olduğu varsayılan efsanevi bir ırmak, suyunu içen kişinin bütün geçmişini unuttuğuna inanılıyor. (sf 138)

Shakespeare oyunları içinde birçok tanımlama, mitolojik öğe ve göndermeler geçtiği için, editörlerin tercihine göre bu açıklamalar ya kitabın sonunda toplu olarak yahut bulundukları sayfanın altına yerleştirilmiş. Fırtına'yı okurken, açıklamalar için son sayfalara sürekli bakmak çok sıkıntı vermişti ama Onikinci Gece'de bu bölümlerin sayfa altlarına eklenmiş olması çok kolaylık sağlıyor. Oyunları alırken bu hususa dikkat etmekte fayda var diye düşünüyorum.



4 yorum :

  1. Anlaşılan bütün Shakespeare eserlerini okumak gerek birini bile atlamadan ellerine sağlık canım her zaman ki gibi şahane bir yazı olmuş

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Trajedilerini daha çok seviyorum ama komediler de hiç fena değil Deniz'cim. Hepsini tamamlamak lazım.

      Sil
    2. evet canım en kısa zamanda tamamlamak lazım

      Sil
    3. Bir Shakespeare okuması daha bizi bekliyor. Ama daha zaman var tabii. :)

      Sil

Burası sukûnetin hakim olduğu, tenha bir kütüphane. İçinden geçenleri fısılda ki orada olduğunu bileyim.