7 Eylül 2014 Pazar

TİK TOK'UN ÇAY PARTİSİ (Peri Masalları)


Henüz birilerinin bana kitap okuduğu dönemde (5 yaş öncesi) bu kitabı çok severdim. O kadar çok okunmaktan biraz lime lime olduğu için maalesef kapağı şu an yok ama koyu sarı renkte canlı tasarımını hatırlıyorum ve kitabın adının da Tik Tok'un Çay Partisi olduğunu sanıyorum.

Bu avuç içi kadar minik kitapta birbirinden güzel peri masalları var. Aksi Merkep, Sihirli Bebek, Süslü Muhafız, Kibirli Yoksul kitabın elimde kalan kısmında bulunan masallar. Hangi ülkeye ait olduğunu ve yazarının kim olduğu bilebilmeyi çok isterdim. 

Belki bu yazıyı okuyanlar arasında bu kitabı bilen ve hatta sahip olan birileri vardır, bana yazarsa çok sevinirim. Yazarını hatırlasam sahaflardan bulabilirdim belki. O kadar çok aradım, kitapta geçen tüm isimleri Türkçe ve İngilizce olarak didik didik ettim ama hiçbir izine rastlayamadım internette.

Kitaptaki en güzel hikayenin Tik Tok'un Çay Partisi olduğunu söylememe bilmem gerek var mı? Ustası yanında yokken sihirli bir çay partisi vermeye çalışan zavallı Tik Tok'un başına gelenler, kabarıp taşan reçeller, başından aşağı kaynar su boşaltan demlikler filan çok eğlenceliydi. Sihirli Bebek'de Mollie tepenin yamacında kralın daveti için mantarlardan koltuk ve masalar  yetiştiren sihirbazın yanına gittiğinde, adamın onun topraktan bittiğini sanıp, 'Ben mantar yetiştiriyorum, küçük bir kız istemedim, nerden çıktın sen?' diye bağırması, Prenses'i cadılardan korumak için aniden canlanan korkuluk, oyuncak kutusundaki tahta muhafızın masalı ve diğerleri..

Şahane duygular ve hatıralarla geçen  Çocukluk Okumaları'mıza ilave olarak bu kitabımı da okumuş oldum. Yakın zamanda bu güzel zamanları tekrarlayabilmeyi umuyorum.

Not: Uzun aramaların sonunda kitabın Enid Blyton'a ait olduğunu öğrenerek çok şaşırdım.
Eight O'clock Tales kitabındaki hikayelerden bir kısmı Türkçe'ye çevrilmiş ve bizim bu minik kitap basılmış. Halen Türkçe basımına dair bir iz bulamadım ama en azından tamamen muğlak değil artık. 

Tahta Oyuncak aynada kendisini süzdü. 'Çok, çok teşekkür ederim. Burnum ne iyi oldu. Şimdi bir de boyam olsaydı eski halime dönerdim. Evet üniformamın boyanması lazım.'
Cüce neşeli neşeli gülüyordu. sonra 'Boya mı?' diye sordu. 'Boya işi kolay. Dünyanın en iyi boyası bu ormanda yapılır. Çünkü boyacı perileri burada çalışırlar.'
'Boyacı perileri mi?' Tahta Oyuncak şaşırmıştı.
'Tabii, bahar gelince çiçekleri boyarlar. Hem bu boyalar en iyi cinstir. Yağmurda da çıkmaz. Şimdiye kadar yağmurda rengi akan bir çiçek gördün mü?' [Süslü Muhafız, sf 121]

Yolda Orman Cücesi, 'Şimdiye kadar sormayı unutmuştum.' dedi. Senin adın nedir?'
Oyuncak Saray Muhafızı şaşırdı. 'Adım mı? Benim bir adım yok.'
'Vah vah. Bir ismin olmalıydı. Bu hiç sevilmemiş olduğunu gösterir. O küçük kız seni sevseydi bir isim takardı.' [Süslü Muhafız, sf 127]

11 yorum :

  1. Çocukluktan kalan bu tip hatıralar ne kadar güzel, ben de mesela çocukken seyretmiş olduğum bazı çizgi filmleri bu şekilde aramıştım uzun süre, bulunca da çok sevinmiştim, umarım sen de bulursun kitabı, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah Eren'cim, bloga da biraz bu sebeple yazdım. Dün gece birine gösterdim bu yazıyı,kitabı hatırladı ama 'Bulup napıcaksın?' gibi güzelce sordu üzerine :)) O yüzden yorumun ayrıca iyi geldi, teşekkür ederim hissiyatımı paylaştığın için, Sevgiler.

      Sil
  2. Sevgili Biblio
    Bu güzel blogunuz bu hafta itibariyle üniversite sınavı stresinden bir kaç dakika olsun beni ayrı tutacak çok şeker bir durak haline geldi.
    Geçmişteki hatiralariniza olan bağlılığınız çok hoş.Momiji leri ise sizin sayenizde sevdim.Artik aklımda sizinle özdeşleşti momijiler :)
    Birde sükunetin hakim olduğu kütüphanenizi ne güzel iki cümleyle anlatmışsiniz.Bende içimden geçenleri size fisildiyorum.
    Sevgiler Şehbal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu fısıltıları duymak çok hoşuma gidiyor, teşekkür ederim. :) Gece Kütüphanesi'nin bir durak veya bazen bir sığınak gibi olduğunu öğrenmek de harika bir his, tam istediğim şey. Sevgiler.

      Sil
  3. bu kıtaptan bendede vardı ama kaybettım:( bu gece ogluma bu masalı anlatmak istedım ve aramak ıstedım bu masalı ve umarım bulurum umuduyla...ve burayı buldum.. o kitabı ve bu masalı unutmayan hala o çay partısını ve molinin bebegını hatırlayan bır tek ben degılmısım meger...çok sevındım umarım bu kıtaptan elınde olan yada yazarın adını hatırlayan buraya yazar ve bızımle paylasır...mavi yada lacıvert renkte kapaklı bır kıtaptı ufak bır kıtap ve yaprakları tıpkı resımdekı gibi:)) umarım bızım masal dunyamızın bu unutulmayan eserı bulunur:) iyi geceler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum bu kitabı hatırlayan ve seven birinden yorum aldığım için. Yazarın adını hatırlayabilsek belki sahaflardan kitabı da bulurduk ama henüz hiçbir iz yok. Bu konuda bir bilgiye ulaşırsanız bana da yazarsanız sevinirim. Sevgiler :)

      Sil
  4. kitap bizde de vardı hatırlıyorum.Şimdi bi arama yapayım bakalım derken buraya rastladım.Bulsam kitabı bende çok sevinirim kesinlikle.Ablam bize okurdu bu kitabı hala unutamıyorum o günleri

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım en azından yazarını bilen biri çıkar bir gün ve bulunur.

      Sil
  5. yazarının bulmuşsunuz galiba ama kitabın Türkiyede baskısı olduğunu sanmıyorum bulmak çor olmalı:(

    YanıtlaSil
  6. Çok severdim bu kitabımı. Ama nerede, ne zaman kayboldu, bilemiyorum. Zaman zaman aklıma gelir, hayıflanırdım. Mavi, düz, kalın ciltli bir kapağı vardı diye hatırlıyorum. Ne güzel başka hatırlayan ve sevenlerinin olması.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıya yorum gelince özellikle seviniyorum. Benimkinin fotoğraftaki gibi bir kısmı duruyor ama bir yerlerde ciltli halini görebilsem keşke :)

      Sil

Burası sukûnetin hakim olduğu, tenha bir kütüphane. İçinden geçenleri fısılda ki orada olduğunu bileyim.