Yayın Evi: Dorlion Yayınları
14 Şubat 2026 Cumartesi
BAYAN BILLY Eleanor Hodgman Porter
1 Ocak 2026 Perşembe
GEÇMİŞE YOLCULUK Stefan Zweig
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Yayınları
Sayfa Sayısı: 52
Bu dizeler belleğinde canlanır canlanmaz buna sihirli bir hızla bütün bir fotoğraf ekleniverdi. Altın sarısı lambanın loş salonda ateş gibi yandığı bir akşam, kadın ona Verlaine’in şiirini okumuştu. Kadının o günde oturuşu gözünün önünde canlandı; lambanın gölgesinde karanlıkta kalmıştı, hem yakın hem uzaktı, sevdiği ve ulaşamadığı kadın; yüreğinin o gün heyecandan nasıl çarptığını bir anda hissetti. Kadının mısraların ahenkli dalgasında titreşen sesi çalındı kulağına, şiirde –yalnızca şiirde bile olsa– “özlem” ve başka dilde ve başkaları için söylenmiş bile olsa- “aşk” deyişini duydu. bu sesin onda nasıl unutulmaz bir yankı bıraktığını düşündü. O sesten, onun sesinden bunları duymak sarhoş ediciydi. Bu şiiri yıllardır nasıl unutmuştu; evde yalnız kaldıkları ve yalnız olmaktan akılları karışınca tehlikeli konuşmalardan kaçıp kitapların tehlikesiz dünyasına sığındıkları; bazen derin duygularını açık itirafının çalılıklarda yanan ışık gibi sözcüklerin ve melodilerin ardına birdenbire parladığı; çılgınca ışıldadığı, itirafın kendi var olmasa da mutluluk verdiği o akşamı nasıl unutmuştu? Bunca zamandır nasıl unutabilmişti? Peki bu kayıp şiir aklına nasıl bir anda gelivermişti? Dizeleri gayriihtiyari içinden okuyup tercüme etti:
Issız eski parkta karlar içinde,
Arıyor geçmiş iki gölge [sf 51]
19 Kasım 2025 Çarşamba
MUTFAK Banana Yoshimoto
Basım Yılı: Haziran 1998
Kapımın girişinde ayakta dururken öyle mutlu bir gülümseyişi vardı ki gözbebeklerini yakından görmek için bakıverdim. Gözlerimi ondan alamadım. Sanırım bir ruhun adımı çağırdığını duydum. [sf 14]
Parktan geçerken gecenin yeşil kokusuyla dolup taştı. Gökkuşağı renginde parıldayan ıslak yolda çamurlar sıçratarak yürüdüm. [sf 15]
Yuichi bana yardım etti; bu gece boş vakti var gibiydi. Farkına vardığım diğer bir şey de onun boş zamanlardan nefret ettiğiydi.
Kalemlerimizin cızırtısı akşamın şeffaf sessizliğini düşmeye başlayan yağmurun sesine karıştı [sf 33]
Konuşmamız bulutlu gökyüzünün arasından yıldızların bir an görünmesi gibiydi, belki zamanla bu tür konuşmalar aşka dönüşebilirdi. [sf 35]
Yuichi’ye, ‘Uykum var,’ dedim ve doğrudan yatağa gittim. Müthiş yorucu bir gün olmuştu. İyice ağlayıp rahatladıktan sonra bir bebek gibi uyudum.
Beynimin bir köşesinde Yuichi’nin çay için mutfağa gidip ‘Ne, hemen uyudun mu?’ dediğini duymuş gibi bir duyguya kapıldım. [sf 40]
Omuzlarına sürünen saçları hışırdadı. Meydana gelen kötü olayların seni çok üzdüğü, önündeki dik yokuşa bakmaya cesaret edemediğin çok günler olur. Aşk bile insanı bundan kurtaramaz. Hâlâ batıdan gelen alacakaranlık içerisinde, işte orada, ince, zarif elleriyle çiçekleri sularken öyle tatlı bir ışığın ortasındaydı ki döktüğü şeffaf suda gökkuşağı parlıyormuş gibiydi. [sf 46]
Gerçekten büyük olan insanlar çevresindekilerin kalbini ısıtan bir ışık saçarlar. Bu ışık söndüğünde kasvetli bir keder gölgesi iner. [sf 58]
Düşünülmeden gösterilmiş bir nezaket, hem kişisel değil hem de asil ama asla iki insan arasında kurulu mesafeyi yok etmiyor. [sf 117]
16 Kasım 2025 Pazar
GİZEMLİ BAY QUIN Agatha Christie
Yayın Evi: Altın Kitaplar
11 Mart 2025 Salı
ROOMS: THE TOY MAKER’S MANSİON [2015]
Anne isminde küçük bir kız gizemli bir köşkte mahsur kalıyor ve biz de bölümleri çözmek suretiyle dışarı çıkmasına yardım ediyoruz.
Çevirmeli telefon veya dolap vasıtasıyla ışınlanma, parçalara ayrılarak ödümüzü kopartan ürkünç kuklanın takibi, merdivenler derken gitgide zorlaşan oyunla çok zevkli dakikalar geçirirken, estetik çizimlerin de en az bulmacası kadar kaliteli olduğunu söyleyebilirim.










