Yayın Evi: Metis Yayınları
Basım Yılı: 2014
Sayfa Sayısı: 174
Okurken içinde yaşıyormuşçasına dehşetini hissettiğim bir kitaptı bu.
Romanya kırlarında bir malikane, hep
yorgunmuş gibi görünen ev sahibesi ve evdeki tekinsiz atmosferi yoğun bir
şekilde hisseden misafirler, menekşe kokusu, eski folklorik hikayeler,
Christina'nın gerçekmiş gibi duran portresi... Uzun zamandır bu kadar
ürpertici bir kitap okumamıştım.
MÖSYÖ NAZARIE kapıya vurulduğunu işitince artık kalkmaya karar verdi. Yarım saattir uykuyla mücadele etmekteydi. Gözlerini açıyor, insanı dirilten sabah serinliğini, odadaki çiğ ışığı fark ediyor, sonra yine uykuya dalıyordu. Hafif, kesintili, bu yüzden de iyice tatlı bir uykuydu. Tekrar elde edilmesi güç bir mutluluğun uzaması gibiydi. Direnişi ne kadar güçlü olursa, uykuya kayış da o kadar tatlı oluyordu. Bir saniye daha, bir saniye daha... Sanki uykunun derinliklerinde, bu mutluluğun geçici olduğu, yakında bu tatlı salıntıdan kopup dışarının ışığına fırlatılacağı bilinci daima yaşıyordu, ısrarla. Kapıya vurulmasıyla tam olarak uyandı. [sf 24]
mircae eliade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mircae eliade etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Nisan 2017 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)
