Yayın Evi: Altın Kitaplar
Basım Yılı: Eski basım
Sayfa Sayısı: 188
Paul Gallico, Bayan Bu Çiçekler Size romanıyla çok ilgimi çekmişti. Maalesef Mrs. Harris'in diğer maceralarını okuyamadım henüz ama en azından Türkçe'de bulunan çocuk kitaplarına bir göz atmak istedim.
Mary, mesleğini tam manasıyla iş olarak gören bir veterinerin kızıdır. Çok sevdiği kedisi Tomasina ağır bir şekilde hastalandığında küçük kız derhal babasına başvurur ancak Andrew Macduhi kediyi kurtarmanın çok zor olacağını düşünerek, onu uyutur. Çabucak verdiği bu kararı uygulaması, Mary ile arasında aşılması imkansız görünen bir uçuruma sebep olacak, sevgili kızı duyduğu derin üzüntüyle yemeden içmeden kesilecektir. Ağzını bıçak açmayan Mary, arkadaşlarıyla birlikte bir tören yaparak kedisini kasaba yakınlarındaki ormana gömer.
Aynı ormanın derinliklerinde bir kulübede yaşayan Lori ise, Andrew'in tam aksine hayvanlara aşırı düşkün, iyi kalpli ve yardımsever bir gençkızdır. Sevgi ve merhametiyle dokunduğu herşey iyileşmekte ve güzelleşmektedir. Andrew, kızının kederiyle gündengüne erimesine tahammül edemeyerek, Lori'den yardım ister..
Gallico'nun Mrs. Harris hikayesindeki gibi, Tomasina'da da okuyucuyu saran bir tatlılık var. İnsani duygulara verilen değer ve kötülüğün kazanmayacağını bilmenin huzuru okumayı zevkli kılıyor. Baş karakterleri bir kedi ve ona çok değer veren küçük bir kız olduğu için çocuk kitabı gibi görünse de, meraklı hikayesi ve incelikleriyle büyüklerin de hoşuna gideceğini düşünüyorum.
paul gallico etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paul gallico etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Ağustos 2015 Pazartesi
8 Aralık 2012 Cumartesi
HAYALETLİ KONAK _ Paul Gallico

Yayın Evi: Telos
Basım Yılı: 1999
Sayfa Sayısı: 257
Bayan Bu Çiçekler Size'yi o kadar sevdim ki, Paul Gallico'nun diğer kitaplarını da okumak istemiştim. Hayaletli Konak'a böyle bir hevesle başladım fakat benzer bir tadı yoktu maalesef.
Lord Paradine ve ailesine ait eski bir İngiliz konağında bir takım tuhaf hadiseler meydana gelmektedir. Geceleri uzun koridorlarda dolaşan hayaletler, yemek masasında beliren tavşanlar, kendi kendine çalan müzik aletleri v.b. Anlam veremediği bu olaylardan bunalan Lord, çareyi ruh bilimci Alexander Hero'yu evine davet etmekte bulur. Alexander için, kendi yöntemleriyle olayları çözmek, konaktaki kadınların ilgisiyle kuşatılmaktan çok daha kolay olacaktır..
Kitabı okurken aynı isimde iki ayrı yazar varmış hissine kapıldım. Kırkı aşkın romanı bulunan Paul Gallico'nun Mrs. Harris üzerinden yansıttığı inceliğinden Hayaletli Konak nasibini alamamış. Arka kapak yazısını okuduğunuzda vadettiği dünyaya hemen girme isteği uyandırsa da anlattıkları sığ bir kurgu-hayalet hikayesinden öteye gitmiyor.
Konakta kurulan hayali atmosferi yazarın elleriyle mahvettiğini söylemek yerinde olur. Mantığa ve bilime dayanma çabaları bu kitaba yakışmıyor. Eğer esrarengiz bir kitap yazıyorsan, bırakmalısın öyle kalsın. Ruhani veya mantıki açıklamaya ne gerek var ki?
Hayaletli Konak, ne ürpertici ne de merak uyandırıyor ama bu kitabın uğrattığı hayalkırıklığı Paul Gallico'ya devam etmemi engellemeyecek elbette. Sırada Thomasina ve İtilmişler var.
3 Eylül 2012 Pazartesi
BAYAN BU ÇİÇEKLER SİZE _ Paul Gallico
Yayın Evi: Can Yayınları
Basım Yılı: 1989
Sayfa Sayısı: 128
Önceki sahipleri bir kısmını yıkamayı uygun gördükleri için, yandaki fotoğrafta görülen dalgalı hale bürünmüş sevgili kitabım Bayan, Bu Çiçekler Size, hacim itibariyle bir lokmada bitiverecekmiş gibi görünse de çok güzel tatlar taşıyan bir roman.

Bir yazarın ayrıntılara olan dikkati her zaman etkileyici bir unsur olmuştur benim için. Bu romanda da Paul Gallico'nun Dior kumaşları ve çiçekler üzerine yazdıkları basit bir gözlemden çok fazlasıydı. Fakat kitabı temelde güzel kılan şey, hiçbir şekilde kullanamayacağı halde, sırf sahip olmak isteğiyle çok pahalı bir 'elbise'ye ulaşmaya çalışan sıradan bir kadının tutkusunu incelikli ve derin bir şekilde anlatıyor oluşu. Elbette ki mühim olan elbise, Mrs. Harris yahut etrafındaki insanlar değil,yazarın o tutkunun çetrefilli labirentini gözlerimizin önüne serişiydi. Ayrıca Mrs. Harris'in saf ve dolaysız konuşmalarıyla renklenen ve eğlendiren hikayede, bir peri masalı havası da yok değil.
Bu kısa roman, temel kurgusu itibariyle Gogol'un Palto'sunu anımsattı bana. O emek, çaba, ulaşılmak istenen bir 'meta'nın oluşu ve benzer bir son. Palto muhakkak ki çok daha karamsar bir öykü ama anlatılmak istenen şeyin aynı olduğunu düşünüyorum.
Bayan, Bu Çiçekler Size öylesine hoşuma gitti, öylesine beğendim ki, Paul Gallico'nun Mrs. Harris'in diğer iki macerasını da içeren 40 adet kitabından yalnızca birkaç tanesinin Türkçe'de varolmasından esef duydum. Evet kadınsı, biraz safiyâne ve duygusal bir hikaye ama esasen çok sağlam bir altmetne sahip olduğunu düşünüyorum. Okurken zihnimde ara ara şimşeklerin çaktığını ve kendi hayatıma dair bilinçsizce geriye gönderdiğim, üzerine düşünmediğim bazı noktaların aydınlandığını farkettim. Bu açıdan ayrı bir itibar kazandı gözümde.
İyi bir hikaye üzerinden hayatın hücrelerini incelemekle ilgileniyorsanız, bu kitabı mutlaka bulup okuyun derim.
Basım Yılı: 1989
Sayfa Sayısı: 128
Önceki sahipleri bir kısmını yıkamayı uygun gördükleri için, yandaki fotoğrafta görülen dalgalı hale bürünmüş sevgili kitabım Bayan, Bu Çiçekler Size, hacim itibariyle bir lokmada bitiverecekmiş gibi görünse de çok güzel tatlar taşıyan bir roman.
Londra'da yaşayan gündelikçi Mrs. Harris, temizliğe gittiği evlerden birinde gördüğü Christian Dior elbiseden çok etkilenir. Ne pahasına olursa olsun böyle bir elbise almaya karar verir. Kumar oynar, akşam çayına varıncaya kadar herşeyinden keser, para biriktirir ve sonunda istediği miktara ulaşınca Paris'e gider. Dior modaevinin kapısından içeri adımını attığı andan elbisesine ulaşıncaya kadar geçen süre içinde envai çeşit acı-tatlı macera yaşayacak, evine döndüğünde bütün bunlardan kendine bir hayat dersi çıkaracaktır..

Bir yazarın ayrıntılara olan dikkati her zaman etkileyici bir unsur olmuştur benim için. Bu romanda da Paul Gallico'nun Dior kumaşları ve çiçekler üzerine yazdıkları basit bir gözlemden çok fazlasıydı. Fakat kitabı temelde güzel kılan şey, hiçbir şekilde kullanamayacağı halde, sırf sahip olmak isteğiyle çok pahalı bir 'elbise'ye ulaşmaya çalışan sıradan bir kadının tutkusunu incelikli ve derin bir şekilde anlatıyor oluşu. Elbette ki mühim olan elbise, Mrs. Harris yahut etrafındaki insanlar değil,yazarın o tutkunun çetrefilli labirentini gözlerimizin önüne serişiydi. Ayrıca Mrs. Harris'in saf ve dolaysız konuşmalarıyla renklenen ve eğlendiren hikayede, bir peri masalı havası da yok değil.
Bu kısa roman, temel kurgusu itibariyle Gogol'un Palto'sunu anımsattı bana. O emek, çaba, ulaşılmak istenen bir 'meta'nın oluşu ve benzer bir son. Palto muhakkak ki çok daha karamsar bir öykü ama anlatılmak istenen şeyin aynı olduğunu düşünüyorum.
Bayan, Bu Çiçekler Size öylesine hoşuma gitti, öylesine beğendim ki, Paul Gallico'nun Mrs. Harris'in diğer iki macerasını da içeren 40 adet kitabından yalnızca birkaç tanesinin Türkçe'de varolmasından esef duydum. Evet kadınsı, biraz safiyâne ve duygusal bir hikaye ama esasen çok sağlam bir altmetne sahip olduğunu düşünüyorum. Okurken zihnimde ara ara şimşeklerin çaktığını ve kendi hayatıma dair bilinçsizce geriye gönderdiğim, üzerine düşünmediğim bazı noktaların aydınlandığını farkettim. Bu açıdan ayrı bir itibar kazandı gözümde.
İyi bir hikaye üzerinden hayatın hücrelerini incelemekle ilgileniyorsanız, bu kitabı mutlaka bulup okuyun derim.
Ama şimdi arzuladığı şey sahip olma isteğiydi, kadınca ve fiziksel bir sahip olma isteği: elbise dolabında asılı durması, uzakta olduğunda bile onun orada olduğunu bilmek, döndüğünde kapıyı açmak ve onu orada bulmak, ona dokunmanın, onu görmenin ve ona sahip olmanın olağanüstülüğü. Yaşamı boyunca çektiği yoksulluk ve doğduğundan beri yaşadığı kendi sınıfına ait güçlükler, sanki bu olağanüstü kadınsı süs eşyasına sahip olmakla yokolacaktı. (sf 20)
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)

