19 Nisan 2010 Pazartesi

THE İNVENTİON OF LYİNG [2009]


THE İNVENTİON OF LYİNG [2009]
{Yalanın Îcadı}

"Kimsenin yalan nedir bilmediği bir dünyada adamın biri 
aslında varolmayan şeyleri söyleyebileceğini keşfeder ve hayatı değişir.."

Aşağı yukarı böyle özetlenebilecek film, 
konu itibariyle ilginç görünse de sadece bir fikir olarak kalakalmış maalesef.  

Filmdeki karakterler yalan söylemeyi bilmiyorlardı, güzel,
ama bu akıllarından her geçeni söylemelerini de gerektirmiyordu.

Merakla izlemeye başladım ama daha filmin başlarında hikaye bitti 
ve geri kalan sıkıcı bir sürü saçmalıkla devam etti görüntüler.

Oyuncuları ve kısır hikayesiyle berbat diyorum. Vakit harcamaya değmez.  


17 Nisan 2010 Cumartesi

DAİ SİNG SİU Sİ aka. "LEAVİNG ME, LOVİNG YOU" [2004]


Dai Sing Sui Si [2004]
{Seni Severken Bırakıp Gittin}

Bilenler bilir, uzakdoğu filmlerine şaşmaz bir sadakatle bağlı olan bendenizi 
bile çileden çıkaracak kadar saçma bir filmdi. :)

Sanki bir deste şarkı yapıp aman da bunları bir filmin üzerine oturtsak da dinleseler demişler 
ve bu absürt şey çıkmış ortaya gibiydi.  Yönetmenin geçmişinde klip veya reklam işleri görünmüyor, lakin tam o havadaydı görüntüler, sahne geçişleri.. 

Zaten bu çekik gözlü arkadaşların duygusal film çekme konusunda, 
dil ve tonlama açısından otomatik dezavantajı var, 
bir de üzerine konusu bile olmayan bir dram çekmeğe çalışınca işte bu feci durumla sonuçlanmış. 

Film kısa bir klipten(!) sonra bir lokantada yemek yiyen ve ayrılığa karar veren çiftimizin görüntüleriyle başlıyor. Bu filmin nadir iyi sahnelerinden biri, başrol kızımızın görüntüsünün sokaktaki kazaya bakarken camdan yansıması.. 

Sonrasında film türlü manasızlıkla dolu, ayrılmalarından sonra doktor olan erkek karakterin kızın posta kutusuna götürüp ilaç bırakmasından tut da herkesin telefonun guguk kuşu gibi çalmasına varıncaya kadar bir sürü abukluk. 

Bütün bunlara sabredip izlemeye devam ederseniz sona yakın bir yerde kız telefonda oğlana benimle konuşmak istiyorsan nerede olduğumu da bulursun gibilerinden bir şey söylüyor.  Zeka küpü(!) esas oğlanın baktığı ilk yer kızın evi!!! Pes dedikten kısa bir süre sonra da film bitiyor zaten. 

NOT; Epey aradıktan sonra film için ekleyebileceğim tek fotoğraf yukardaki oldu, görüntü kalitesi hiç iyi değil ama Faye Wong'un olduğu bir kare olsun istedim. Çok hoştu çünkü. :)

{Bu yazı 08.05.2010 tarihinde www.sivrisinema.com adresinde yayınlanmıştır.}


15 Nisan 2010 Perşembe

21 GRAMS [2003]


21 GRAMS [2003]

Uzun zamandır görmek istediğim filmi, 
birkaç defa elime geçmesine rağmen aksilikler yüzünden izleyememiştim. 
Ağır dram içeriğinden dolayı rastgele bir zamanda seyredilecek bir film olmaması da etkili oldu bunda.

Fakat.. Beklediğime değmiş. Parçaları birbirine mükemmel oturan, çok sağlam bir filmdi. 

(Hakkında yazılacaklar bu kadarla kalmayacak elbette.. :) 



. -

OTHELLO [1995]

14 Nisan 2010 Çarşamba

NANNY DİARİES [2007]


NANNY DİARİES [2007]
{Dadım Aşık}

 Hamlet'le iyice dolup taşan zihnimi boşaltmak için izlediğim. 
eğlenceli sayılabilecek bir film. 

Anne ve babası tarafından ihmal edilen küçük bir çocuk, 
üniversitede antropoloji okuyup,
ekonomi üzerine çalışmaya başlayacakken 
bir anda dadı olmaya karar veren genç bir kız, 
gerisini tahmin etmek zor değil. 

Çocuk dadıya bağlanır ve işler gitgide daha zor bir hal alır. :)

Scarlett Johnson'ı kahverengi saçlı haliyle görebileceğiniz filmin artılarından biri de Chris Evans. 




13 Nisan 2010 Salı

HAMLET [1996]


HAMLET [1996]

Tartışmasız çok iyi bir film. Shakespeare'a zaten ne denebilir? 
İnsana dair mükemmel dialogları, 
Kenneth Branagh yönetmenliğinde nefis bir görsel şölene dönüşmüş. 

Bilineni kendi farklı uslûbuyla anlatan nadir eserlerden Hamlet, 
duygu ve düşünce yoğunluğuyla izleyici tam manasıyla çarparken,
yaklaşık 4 saat süren film şiir gibi akıp gidiyor. 
Şiddetle tavsiye ediyorum. 

Bir elimde kitap açık, gözüm filmde büyük bir keyifle izledim. 
Yazı atölyesinde Hamlet üzerine çalışırken aldığım notları okudum, 
o büyülü günler geri geldi kısa bir süre için..  Güzeldi.

2000 ve 2009 yapımı Hamlet'leri de sıraya koydum, 
en kısa zamanda izlemek niyetindeyim. :) 

8 Nisan 2010 Perşembe

BUTTERFLY EFFECT 3: REVELATİONS [2009]


BUTTERFLY EFFECT 3: REVELATİONS [2009]
{Kelebek Etkisi 3: İfşaat}

Serinin en açık ve net filmi olmasına rağmen gene de etkileyicilikten uzak. 
Kolayca yazılabilecek bir senaryo, zayıf oyunculuklarla birleşince ortaya sıradan bir seyirlik çıkmış. 

4 Nisan 2010 Pazar

FRİED GREEN TOMATOES [1991]


FRİED GREEN TOMATOES [1991]
{Kızartılmış Yeşil Domatesler}
İzlerken kurgu olduğunu unutuyor insan. Öyle nahif, insanî bir anlatımı var.

Sarıp sarmalayan, üzse de hırpalamayan bir film.