8 Mart 2014 Cumartesi

NECİB MAHFUZ OKUMALARI [10-31 Mart 2014]

Sevgili arkadaşım thalassapolis Mart ayında Mısırlı yazar Necib Mahfuz'un kitaplarını okuyacağını söylemişti, ben de katılmak istedim. Necib Mahfuz'un en meşhur romanlarından Kahire Üçlemesi'nin ilk kitabını aldım, beğenirsem devamını da okumayı düşünüyorum. 

Okumamız için benim seçtiklerim:


Siz de bizimle okumak isterseniz, yazarın istediğiniz kitabını/kitaplarını seçip blogunuzda veya instagram hesabınızda bir tanıtım yazısı yayınlayarak katılabilirsiniz. 

Okuma Sakinleri

biblio

***

Önceki okumalarımıza göz atmak için: 





3 Mart 2014 Pazartesi

TERAZİNİN HÜZNÜ VE DİĞER BURÇLAR _ Jacques A. Bertrand

Yayın Evi: Metis Yayınevi
Basım Yılı: Mayıs 2000
Sayfa Sayısı: 79

Bu, çok hoş bir kitap. Öyle içinde isabetli yorumlar falan olduğu için değil. İnsan ruhu ve davranışları üzerine bir şeyler söyleme arzusuna burçlar üzerinden karşılık bulduğundan. Kitabın daha önsözünü okurken gülümsedim, çünkü şöyle anlatıyordu:
'Başka bazı efsanelerin yanısıra, ben şahsen burcumu da benimsemeyi seçtim. Ama hiçbir sözleşmenin altına imza atmadan. Burcumla oynuyorum, çok da iyi bir oyuncu: bana zevk veriyor, güven veriyor, korkutuyor. İşler sarpa sarar gibi olursa burcumu değiştirmeye hazırım. Kendi burcumu benimsediğim gibi, birkaç burcu daha benimsedim.'
Mesela bu söylediği, bir burç yorumu değil ama kendine burç olarak Terazi'yi seçmiş olan bana birebir uyuyor :) Hal böyle olunca, Jacques'in bahsettiği esnek yaklaşımı çok eğlenceli buluyorum.

Koç'un Heyheyleri

Koçların birçoğu erkektir. Birçoğu da kadındır. Kadın koç kendini koyunlara kabul ettirmekte çok zorluk çeker, neyse ki koçtur.

Boğa'nın Dönüşsüzlüğü

Boğa, kendini metafizik bunalımlara kaptıracak biri değildir. Düşünmekten çok el yordamıyla hareket etmeyi tercih eder. Zekası lezzete yöneliktir. 

İkizlerin Şaşkınlığı

En ufak sitem karşısında zarif yüzünde beliren sevimli şaşkınlık, insanı en haklı şikayetlerinden bile şüpheye düşürür. İkizler size kesinlik ihtiyacınızı aşma fırsatı verir. Pek yutmazsınız. O da yutmaz. İşte bu sayede ikizlerle arasıra görüşülebilir. 

Yengecin Sığınağı

Yengecin iç dünyası yoğundur. Biraz da dağınık. Bilinçdışını sağlam zırhlarla korur. Çok sayıda iç çenesi durmadan bilinç öğütüp bilinçdışı üretir. Önüne gelen şeyden bilinçdışı üretir.

Aslanın Uzaklığı

Aslanda büyük bir demokrasi tutkusu vardır. Yalnız o sözünü bitirdikten sonra birinin çıkıp da hala söyleyecek bir şey bulmasını anlayamaz. İçinde kötülük yoktur. Aslan zaten başkaları olduğundan emindir. Öyleyse herkesin adına konuşmasında şaşılacak ne var?

Başağın Çilesi

Başak hayat bilgisi dersleri verir, ama hayattan ders almayı reddeder.

Terazinin Hüznü

Terazi durduk yerde hüzünlenir. Tedirgindir. Kaygılıdır. Terazinin çok ince kaygıları vardır; bu kaygılar ara sıra peşini hiç bırakmayan bir eğlence arzusuyla kesilir. Terazi kılı kırk yaran bir eczacıdır, sonsuz küçüklükte dozajlarla uğraşırken birdenbire karşı konulmaz bir dans etme isteğiyle dolar. Dans etme isteğiyle, tepinme isteğiyle değil. Terazi tepinmekten nefret eder.

Kaptırmışım kendimi; terazi hiçbir şeyden nefret etmez. Şöyle söyleyelim: Terazi tepinmekten hazzetmez.

Birbiriyle uyumsuz şeyler, cırtlak renkler ve çok yüksek sesler terazinin hoşuna gitmez. Bir tek ılımlı müzik aletlerinden zevk alır.


Akrebin Başdönmesi

Ölü yapraklar sonbaharın kokuşmuş su birikintilerinde ağır ağır çürür. Akrep parmak uçlarında dans eder.Hoşa gitmek için gerekli herşey akrepte vardır. (...)

Akrep başkalaşmayı bekler. Beklerken mayalanır. Bataklıkların kıpırtısız sularında ya da alkollü sularda. Akrep -içinde itkilerin, isteklerin, bastırılmış duyguların fokurdadığı- kara bir imbiktir.

Yayın Gerginliği

Yay genellikle oturduğu yerde yayılır. Ama sık sık yaylanma ihtiyacı duyar, o zaman da dörtnala sağa sola koşturmaya, çifte atmaya ve oklarını savurmaya başlar. Bunlar gençlik hatalarıdır, kolayca affedilir, hele bir de yüzünün hemencecik neşe içinde yayılıverdiği düşünülürse. (Her şey birbirini tutuyor).

Oğlağın Uçurumları

Mesele oğlağın başkalarıyla birlikte olmaktan hoşlanmaması değil, kendini tek başına rahat hissetmesidir. (...)

Oğlak kaydeder durur. Gözlemlerin turşusunu kurar. Verdiği karşılıklar kırbaç gibidir. Ama vereceği karşılığı ancak bir gün sonra bulur. Bundan ötürü de taşı gediğine koyabilmek için yazar olur. Ya da karşılık vermekten tamamen kaçınabilmek için siyaset adamı olur. 

Kovanın Payı

Basitlik ve karmaşıklık, sandığımızdan hem daha karmaşık hem daha basit şeylerdir. Kimileri hayatı karmaşıklaştırıyor gibi görünseler de aslında basitleştirmektedirler. Öte yandan öyle basitleştirme çabaları vardır ki dünyanın gidişatını korkunç derecede karmaşıklaştırırlar. Kova basitlik peşinde olan karmaşık bir burçtur.

Balığın Boğulması

Balık hem başlangıçtır hem de son. Hem sonsuz hem de tanımlanmamış. Genişliyor mu, dağılıyor mu pek bilmez. Kendi içinde kaybolur.


2 Ocak 2014 Perşembe

TİYATRO NOTLARI [2013-2014]



























Düğün Şarkısı ☁ 
İzleme Tarihi: 16 Şubat 2013
Herkesin Bildiği Sırlar ☁ 
İzleme Tarihi: 19 Mart 2013 
Yağmur Durduğunda ☁ 
İzleme Tarihi: Mart 2013 
Kurban ☁ 
İzleme Tarihi: 6 Nisan 2013
Antigone ☁ 
İzleme Tarihi: 13 Nisan 2013 
Sessizlik ☁ 
İzleme Tarihi: 27 Nisan 2013 
Van Gogh'tan Theo'ya Mektuplar ☁ 
İzleme Tarihi: 24 Ekim 2013
Sinan Süleymaniyede ☁ 
İzleme Tarihi: 13 Aralık 2013
Son Tango ☁ 
İzleme Tarihi: 2 Ocak 2014
 



30 Aralık 2013 Pazartesi

MARCEL PROUST OKUMALARI [Ocak 2014]


Edebiyata biraz aşina olup, Proust adını duymayan yoktur sanırım. 
7 cilt, toplam 3000 sayfalık Kayıp Zamanın İzinde romanına daha önce sadeleştirilmiş haliyle bir göz atma fırsatım olmuştu ama tamamını, baştan sona adamakıllı okumak istiyordum. 

Bu Ocak ayında, daha önce bir çok güzel yazar okumasını birlikte yaptığımız sevgili arkadaşım thalassapolis'le beraber Proust'un izine düşeceğiz. 

Romanın kaç cildini bitiririm bilemiyorum ama güzel bir yolculuk olacağına eminim.

Ocak ayında bizimle birlikte Proust okumak isterseniz herhangi bir kitabını seçerek, blogunuzda veya instagramda bir başlangıç yazısı/fotoğrafı yayınlamanız yeterli. Okuma görselleri için ulaşabileceğiniz mail adresim:

gecekutuphanesi@hotmail.com

YAZ _ Albert Camus

Yayın Evi: Can Yayınları
Basım Yılı: Ağustos 2012
Sayfa Sayısı: 89

Albert Camus'nun yalın kaleminden çıkan; kent, doğa, deniz, 'Cezayir güneşi' ve 'Yunan felsefesi' gibi çeşitli olgu ve kavramlar üzerine yazdığı denemelerden oluşan küçük hacimde bir kitap, Yaz.

Çöl de bir anlam kazandı, fazlasıyla şiir yüklediler çöle. Dünyanın tüm acıları için benzeri bulunmaz bir yer. Oysa, bazı bazı, yürek kesinlikle şiirsiz yerler ister. (sf 17)

Bir insanın yapıtları çoğu zaman özlemlerinin ya da sapmalarının öyküsünü çizer, kendi öyküsünü çizmez hiçbir zaman, hele yaşamöyküsel olduklarını ileri sürdükleri zaman. Hiçbir zaman hiçbir insan kendini olduğu gibi çizmeyi göze alamamıştır. (sf 65)

İnsan bir kez güçlü bir biçimde sevme şansına erdi mi, tüm yaşamı bu ateşi ve bu ışığı aramakla geçer. (sf 72) 

29 Aralık 2013 Pazar

UNDİNE _ Friedrich De La Motte Fouqué

Yayın Evi: Can Yayınları
Basım Yılı: Mayıs 2011
Sayfa Sayısı: 108

Poirot'yla Mrs Oliver camlı kapıdan bahçeye çıktılar. Küçük bahçe sonbahar havasına bürünmüştü. Pembe yediveren gülleri, krizantemler... Romancı bir kenardaki taş banka doğru giderek, çabucak oturdu. Belçikalı dedektife de yanına yerleşmesini işaret etti. 
'Miranda'nın bir orman perisine benzediğini söylediniz. Ya Judith hakkındaki fikriniz nedir?'
Poirot, 'Onun adı 'Undine' olmalıydı,' diye cevap verdi.
'Yani onu su perisine benzetiyorsunuz. Hakikaten öyle. Judith sanki denizden yeni çıkmış gibi duruyor, değil mi? Saçları ıslakmış gibi parlıyor. Fakat üstü başı öyle karma karışık da değil.'

Elmayı Yılan Isırdı kitabındaki bu bölüm yüzünden Undine'in hikayesine meraklanmıştım. Can Yayınları'nın Gothik-Romantik serisinden çıkan peri masalını okuduktan sonra diyebilirim ki, görünüş olarak benzemenin yanısıra bir parça da kalp kırıklıkları açısından yakın denilebilir iki kadının hikayesine. Tabii, Judith aşk acısının sebebiyle bağlarını tamamen koparmış, Undine ise iyiliklerine devam etmesi noktasında ayrılıyorlar. 

Undine, ele avuca sığmaz, yaramaz bir su perisi. Göl kenarındaki ıssız bir sahil kulübesinde onu büyüten, anne-baba bildiği ihtiyarcıklarla yaşayıp giderken, yakınlardaki tekinsiz ormanda yolunu kaybeden Şövalye'nin gelişi, ona ölümsüz bir ruh armağan edecek bir aşkın da başlangıcı oluyor..

*Agatha Christie'nin özellikle kadın karakterlerine gösterdiği özen ve inceliği seviyorum; Elinor, Hester, Jacqueline, Henrietta.. Bunu söylerken Poirot haricinde üzerinde durduğum başka bir erkek karakteri var mı diye düşündüm, Mickey haricinde kimse aklıma gelmedi, bir de Cinayet Reçetesi'ndeydi galiba, hanım hanımcık bir adamcağız vardı, onu betimlemesiyle çok eğlenmiştim.



21 Aralık 2013 Cumartesi

KÜÇÜK KARA BALIK _ Samed Behrengi

Yayın Evi: Can Yayınları
Basım Yılı: Aralık 2012
Sayfa Sayısı: 52

Bir ırmakta annesi ve komşularıyla yaşayan küçük siyah bir balık vardır. Küçük kara balık, bir sabah ırmağın sonunu, döküldüğü denizi görmek için yola çıkar..

Anlatılanın herhangi bir görüşe mâl edilmemesi gereken, iyi bir yol hikayesi olduğunu düşünüyorum. 'Deniz'e ulaşmanın kişiye göre değişen bir manası olabilir. İnandığı yola baş koyan herkes; alay eden, engelleyen, anlamayan, yutmaya çalışan diğer varlıklarla karşılaşabilir.

Öte yandan hikaye hoş ama bir Küçük Prens kadar etkileyici değil. Alegorik bir anlatımı olması, yeterli derinliğe sahip bulunduğu anlamına gelmiyor.

*Küçük Kara Balık'ın başına gelenleri buradan okuyabilirsiniz.

20 Aralık 2013 Cuma

MEKTUP_ Peride Celâl

Yayın Evi: Can Yayınları
Basım Yılı: 1994
Sayfa Sayısı: 142

Peride Celâl'in Deli Aşk romanını okumuş, etkilenmiştim. Geçenlerde, yabancı yazarlara mola verip Türk Edebiyatı'ndan güzel bir şeyler okuma arzusu duyduğum bir zaman diliminde yazarın dört öyküden oluşan Mektup kitabını okuma fırsatı buldum.

Böcek, Koşucu, Kaçak kısa hikayeler, Mektup ise hayli uzun bir hikaye. Hiçbiri için özellikle iyi diyemem, genel olarak aynı seviyedeler.

Böcek; sanrıları yüzünden psikolojik tedavi gören bir kadının doktoruna anlattıkları ve bu durumdan kurtulma çırpınışlarını anlatıyor. Mektup, bir oğulun babasına yazdığı, tüm geçmişi ortaya döken, aile sırlarını açığa çıkaran bir hesaplaşma mektubu ve bu mektubun babasında bıraktığı etkiden ibaret. Koşucu; Moda'da yaşayan yazar, annesi ve annesinin çok sevdiği, oğlu yerine koyduğu Abdullah isminde bir tesisatçı arasında geçen zamanın hikayesi. Kaçak'ta ise çok tanıdık bir konu var: pencerenin önünde durmuş, kaçma hayalleri kuran genç bir kız, sonra o hayallerin yıkılması klişesi.

Peride Celâl'in bir röportajında da bahsettiği gibi, hikaye yazmak; o hiçbir fazlalığı kabul etmeyen, sağlam bir olay/durum ifade etmedikçe yokolup giden edebi yazın, roman yazmaktan çok daha zor. Bu kitaptaki hikayeler için de maalesef çıtayı aştığını söylemek mümkün değil.

9 Aralık 2013 Pazartesi

KAYIP ŞEY _ Shaun Tan

Yayın Evi: İthaki Yayınları
Basım Yılı: 2012 Sayfa Sayısı: 30

'Belki de birine ait değildir. Belki de bir yerden gelmiyordur. Bazı şeyler böyledir işte...' Söylediğinin etkisini arttırmak için bir an durdu, '...yalnızca kayıptırlar.'

Kitaplarında anlattıklarına pek fazla mana yüklemek istemezmiş gibi görünen Shaun Tan'ın bu tavrı,  ustalıkla yazılıp çizilmiş hikayelerinden kendi algınıza göre anlamlar çıkarabilmenize olanak sağlıyor.

Kayıp Şey'de yine Kızıl Ağaç'ta olduğu gibi küçük bir çocuk var. Plajda şişe kapakları toplarken bir 'şey' dikkatini çekiyor. Kayıp olduğunu anlayınca ona yardım etmeye karar veriyor ve hikaye bu çaba doğrultusunda akıyor.

Bu kitabı ne zaman okusam, dokununca solgun bir güle dönüşen şeyleri*, vakitsizlikten durup ince şeyleri anlayamayan insanları* hatırlatıyor.

KIZIL AĞAÇ _ Shaun Tan


Yayınevi: İthaki Yayınları (Ciltli)
Basım Yılı: 2012
Sayfa Sayısı:815

İyiyi güzel anlatabilmek de ayrı bir meziyet. Bazı kitaplar başından sonuna o kadar sahici ve tanıdık ki, cümleler tutuluyor sanki kendileriyle alakalı bir şeyler yazmak isterken.

Kızıl Ağaç, küçük bir kızın melankolik ruh haliyle uyandığı bir günün hikayesini insanı içine çeken çizimlerle anlatıyor. Bir günün hikayesi veya bir hayatın.. Nasıl ve neyi görmek isterseniz. 

Hayatında anlamlı kederlerin tortusu bulunan birinin anlamsız mutsuzluklara karşı bağışıklığı, bu halin içinde yaşanılan günü berbat etmesini engellemiyor. Her iki durum da, uzun ya da kısa zamanda tıpkı bu kitapta olduğu gibi bir sonuca ulaşıyor.

Her kütüphanenin, her hayatın bir Kızıl Ağaç'a ihtiyacı var.. Kitaba uzun uzun baktığınızda daha iyi anlayacaksınız.